KAZDAĞI DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI KORUMA DERNEĞİ’NDEN:

DERNEK:

Bizler, Kazdağı’nın çeşitli bölgelerinde yaşayan Kazdağı gönüllüleri ve yurtseverler olarak Kazdağı’nın doğal ve kültürel varlıklarını korumak amacıyla bir dernek çatısı altında bir araya geldik. 2007-2010 döneminde aynı amaçla faaliyette bulunmuş olan “Kazdağı Koruma Girişimi Grubu” nun devamı niteliğindeki grup, yeni katılımlarla güçlendi ve faaliyetlerine hız verdi. Kurulduktan sonra kısa süre içerisinde Güzelköy’de Kadın Şenliği ve Hıdırellez Şenliği düzenleyen, bölgedeki altın madenciliği ÇED toplantılarına katılan ve Bayramiç Tohum Takas şenliği, Zeytinli Çevre Şenliği, Kazdağı Çalıştayı gibi etkinliklere destek veren Dernek çok yönlü çalışmalarını sürdürüyor.

KAZDAĞI’NIN ÖZELLİKLERİ:

Biga Yarımadasının en yüksek dağı olan Kazdağı, üzerinde yükseldiği yörenin yerüstü ve yeraltı su kaynaklarını oluşturan, besleyen ve onların sürekliliğini denetleyen en önemli yaşam kaynağıdır. Edremit sınırları içerisinde yer alan 21 452 hektarlık alanı, Milli Parkı olarak ilan edilmiştir. Kazdağı’nın en yüksek üç tepesi Kazdağı Milli park sınırları içerisinde bulunmaktadır. Bunlar sırasıyla Karataş Tepesi (1774 m) , Baba Tepe (1765 m) , Sarıkız Tepe (1726 m) dir. Kısa mesafede deniz seviyesinden 1700 metrelere yükselen Kazdağı, bu özelliğiyle önemli bir biyoçeşitlilik alanıdır.

Kazdağı’nda 77’si endemik olmak üzere 84 nadir bitki türü bulunmaktadır. Kazdağı ve yöresi, bereketli toprakları, sulak alanları, yer üstü ve yer altı zenginlikleri, uygun iklim koşullarından dolayı binlerce yıl boyunca yerleşim alanı olarak kullanılmıştır.  Bu zenginliklerinden dolayı saldırıya uğramış ve yağmalanmıştır. Tarih boyunca göç almıştır ve almaya da devam etmektedir. Bu hareketlilik nedeniyle, bölgede kültürel, ekonomik ve sosyal canlılık sürekli var olmuştur. Görkemli devletler, kentler kurulmuş ve yok olmuştur.

Kazdağı, doğal ve kültürel kaynak değerleri açısından oldukça zengin bir potansiyele sahiptir. Bu değerler Kazdağı kütlesinin tümüne dağılmış durumdadır. Kazdağı, yerüstü ve yeraltı su rezervleriyle, sıcak ve soğuk su kaynaklarıyla, Biga Yarımadası’nın hayat kaynağıdır. Kazdağı, doğal bitki örtüsü olan ormanları, endemik türleri, gen kaynakları ve koruma alanları ile bölgenin yaşam kaynağıdır. Dünyamızın en önemli ekosistemlerinden birisidir. Kazdağı, tarihsel, kültürel, ekolojik ve toplumsal mirasımızdır. Kazdağı, farklı kültürel inanç sistemlerine ev sahipliği yapar. Bu yöredeki Türkmenler için ibadet merkezidir.

Tarım, bölgedeki temel ekonomik etkinliktir. Kazdağı’nın güney kesimi zeytincilik; kuzey kesimi bağ, bahçe ve sebzecilikle önemli gelir kaynağı oluştururlar. Karasal habitatların başında ormanlar gelmektedir. Kazdağı’nın alçak kesimlerinde görülen kestane, çınar, kızılçam, karaçam, kayın ve göknar toplulukları zaman zaman saf halde, ekseriyetle de karışık görülmektedir. Kazdağı, ayrıca odun ve orman dışı tali ürünler bakımından da zengindir.

Hayvancılık, tarım sektöründe ikincil bir yere sahiptir. Bitkisel üretime elverişli olmayan alanlarda halkın temel geçim kaynağıdır. Kazdağı’nın kuzey kesiminde Yenice ve Bayramiç ilçelerinde Süt ve süt ürünleri önemli bir yer tutar.  Tatlı su balıkçılığı üretimi arasında alabalık ön plandadır.. Bölgede Edremit, Havran, Akçay, Zeytinli, Güre, Altınoluk ve Küçükkuyu birer turizm beldesi olarak ünlenmiştir. Kuzey yamaçlarda bulunan Yenice, Çan, Bayramiç ilçeleri ise tarımı ile önemlidir ve bu ilçelere bağlı beldeler turizmden yeterince yararlanamamaktadır.              

Kazdağı ve yöresi, antik kentler açısından da oldukça önemlidir.  Dağın etrafı Troia başta olmak üzere; Parion, Adramitteion, Antandros, Assos, Tenedos, Lemponia, Alexandreie Troas, Apollonion Smintheion, Gargaros, Kebrene, Skepsis  gibi çok önemli antik yerleşimlerle çevrilidir. Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait çeşitli yapılar da bölgenin önemli tarihi değerlerindendir.

Kazdağı, Bayramiç’te Ayazma, Çandır, Muhteşem Süleyman, Dalak suyu, Güre’de Pınarbaşı gibi ören yerleri ile Şahindere Kanyonu, Hasanboğuldu, Sutüven Göletleri ve su kaynakları gibi doğal güzellikleri, taş evleri ile dikkat çeken köyleri, tepe noktalardaki orman gözetleme kulelerinin yer aldığı manzara noktaları, şifalı suları, kaplıcaları, Sarıkız Şenlikleri ile dikkat çeken Sarıkız Tepesi gibi daha birçok zenginliğe sahiptir.  Afrodit’in güzel seçildiği, tarihte bilinen ilk güzellik yarışmasının yapıldığı Ayazma’da her yıl Ağustos ayında şenlikler devam ettirilmektedir.

KAZDAĞINI BEKLEYEN TEHLİKELER:

Dünya’nın en önemli tarihi, doğal ve kültürel mirasına sahip olan Kazdağı ne yazık ki çeşitli tehditler altındadır:

1. Altın-gümüş madenciliği: Bölgede 10 yıldan fazla bir süredir sürdürülen ve artık işletme aşamasına gelmiş olan altın madenciliği en önemli tehlikelerden birisidir. Altın madenciliğinin işletmeye başlamasıyla yer altı kaynaklarımız çok uluslu şirketler ve işbirlikçilerince yağmalanacak, bölgenin önemli bir su potansiyeli bu işletmelerce kullanılacak, yaratılan siyanürlü tehlikeli atıklar ve ağır metaller bölgede ciddi bir tehlike yaratacaktır.

2. Termik santrallar: Çan ve Biga’da yapılan ve yeni yapılacak olan ithal kömüre dayalı termik santralar bölge için ciddi bir kirlilik kaynağı olacaktır.

3. Plansız yapılaşma: Yazlık konutlar ve plansız yapılaşma yüzünden Bölgedeki tarım alanları, zeytinlikler ve ormanlar tahrip olmaktadır.

4. Küresel ısınma: Küresel ısınma nedeniyle Bölgede kuraklık ve su kaynaklarında azalma görülmektedir.

5. Tarım ilaçları: Bilinçsizce kullanılan tarım ilaçları ile topraklar kirlenmektedir.

6. Tarım ürünlerinin değer kaybı ve tarımdan kopuş: Tarım ürünlerinin yeterince gelir getirmemesi ve akaryakıt, ilaç, gübre’de yüksek maliyetler nedeniyle tarımdan kopuş yaşanmakta, tarım alanları satılmakta ve halk yoksullaşmaktadır.

7. Kültürel değerlerin erozyonu ve yozlaşması: Farklı kültürel ve inanç sistemlerine sahip bölge halkının kültürel değerlerine sahip çıkılmaması ve kendilerini ifade olanakları yaratılamaması nedeniyle kültürel değerler kaybolmaktadır.

8.Doğal, tarihi ve kültürel varlıkların kaderine terk edilmesi ve talanı: Antik kentler ve diğer tarihi yapılara yeterince sahip çıkılmamakta ve kaynak ayrılmamakta ve bu yapılar yok olmaktadır.

9. Orman yangınları: Ormanların önemli bir bölümü her yıl yanarak yok olmaktadır.

DERNEĞİN AMACI:

Yukarıda yer alan sorunların bilincinde olan Derneğimiz, Kazdağı’ndaki sorunlara dikkat çekmek, çözüm önerileri oluşturmak ve çözümün bir parçası olmak amacıyla aşağıdaki amaçlar için bir araya gelmiştir.

Kazdağı ve çevresinde, doğal, tarihi ve kültürel varlıkların korunması amacıyla;

  1. Her türlü flora ve faunasıyla      ekolojik dengenin gözetilmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması,
  2. Doğa koruma bilincinin geliştirilmesi,
  3. Tarım, turizm, sanayi, imar faaliyetlerinde doğa dostu olan uygulamalar ve teknolojilerin kullanımının desteklenmesi,
  4. Ekolojik ürünlerin üretimi, işlenmesi, pazarlamasına destek olunması,
  5. Yerel kültürel değerlerin araştırılması, ortaya çıkartılması, geleneksel halk sanatlarının yaşatılması ve çağdaş sanatların desteklenmesi, tanıtılması, kitlelere ulaştırılması, halk oyunları, halk müziği, tiyatro vb. çalışmalarının yapılması,
  6. Tarihi yapılar ve arkeolojik alanların korunması,
  7. Sanayileşme, madencilik, şehirleşme ve benzeri nedenlerle doğal ortamda oluşan ve oluşacak her türlü hasar ve kirliliğinin önlenmesi ve doğanın bir rant ve paylaşım      aracına dönüştürülmesinin engellenmesine yönelik çalışmalar yapılması,
  8. Orman yangınları vb. afetler için müdahale, arama-kurtarma, sağlık gibi destek ekiplerinin oluşturulması,
  9. Doğa sporlarının yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi,
  10. Bölgede eko-agroturizmin desteklenmesidir.

KAZDAĞI’NDA ALTIN MADENCİLİĞİ:

5.6.2004 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 5177 sayılı Maden Kanunu ile ülkemizin tüm doğal zenginlikleri, su havzaları, yeraltı ve yer üstü su kaynakları, sulak alanları, ormanları, tarım alanları madencilik faaliyetleri için şirketlerin hizmetine açılmıştır. Bu talan yasası maden çalışması yapan firmalara geniş imkanlar sağladığı gibi, mevzuata aykırı davranan şirketlerin de uzun bir süre boyunca faaliyetlerini yürütebilmelerine olanak sağlamıştır.

5177 sayılı yasanın 3. Maddesi gereğince insan yaşamına ait tüm doğal yapılar (ormanlar, nehirler, su havzaları) ve insan kültürüne ait tüm değerler (kültür alanları, turizm alanları) madencilik şirketlerinin hizmetine açılmıştır.

Bergama, Gümüşhane, Tunceli, Uşak, Eskişehir, Erzincan, Artvin, Kozak, Madra Dağı ve daha birçok bölgede altın madenciliği birçok mahkeme kararına rağmen devam etmekte ve sürdürüldüğü yerlerde ciddi çevresel sorunlara yol açmaktadır.

Kazdağı ve yöresinde de 10 yıldan fazla bir süredir altın-gümüş madenciliği arama faaliyetleri sürdürülmektedir. Son birkaç yıldır da işletme ruhsatları verilmeye başlanmıştır. Aşağıdaki projeler için de ÇED süreçleri tamamlanmak üzeredir ve 2013 yılında işletmeler açılmaya başlamış olacaktır:

  • Çanakkale      İli, Çan İlçesi, Söğütalan Köyü civarında, KUZEY Biga Madencilik A.Ş.      tarafından gerçekleştirilmesi planlanan “Ağı Dağı Altın Madeni Ocağı”      projesi,
  • Çanakkale      İli, Çan İlçesi, Kızılelma Köyü civarında, Kuzey Biga Mad. A.Ş. tarafından      gerçekleştirilmesi planlanan “Çamyurt      Altın Madeni Ocağı” projesi,
  • Çanakkale      İli, Merkez İlçesi, Kirazlı Köyü civarında, Doğu Biga Mad. A.Ş. tarafından      gerçekleştirilmesi planlanan “Kirazlı      Altın ve Gümüş Madeni Ocağı” projesi.

Derneğimizin faaliyet merkezine yakın Ayvacık, Küçükkuyu ve Ezine civarında da Bahçedere, Kısacık, Güzelköy, Çaltıköy, Korubaşı, Tuztaşı gibi köyler için de altın madeni arama ruhsatları verilmiş ve bazı köylerde arama faaliyetleri başlamıştır.

Biga Yarımadasında toplam 2,5 (iki buçuk) milyon insan yaşamakta. Bu insanların içme, kullanma ve tüm zirai faaliyetlerinde kullandığı su, Kazdağı ve Yöresinde oluşuyor. Biga Yarımadasında toplam 750.000 kişi tarımsal faaliyetlerde çalışıyor.

İşletmeler faaliyete geçerse 2 (iki) milyon ağaç kesilecek, milyonlarca ton su kullanılacak.

 1 gram altın çıkarmak için 3 (üç) ton su kullanılıyor.

Bugün Kazdağı ve Yöresinde başlıca Söğütalan Ağı Dağı, Bayramiç Muratlar, Halilağa, Kızılelma, Kirazlı ve Kısacık’ta yüzlerce noktada yapılan sondaj faaliyetlerinde şimdiden yüz binlerce ton su kullanılmış, binlerce ağaç kesilmiş, onlarca köyün suları bulanmış ve içilmez hale gelmiştir. Halk damacanadan su içer hale gelmiş, yöre kaynaklarından, çeşmelerinden su içen insanlar hastalanmış ve toplu hayvan ölümleri başlamıştır. Yeraltı suları geri dönüşümsüz bir şekilde kirletilmiş ve tahrip edilmiştir. Şirketler işletme aşamasına geçerler ise milyonlarca ton su kullanılacağı hesap edilirse “bin pınarlı ida”nın pınarları kuruma noktasına gelecektir.

Bayramiç, Çan, Biga, Ezine, Ayvacık ve Yenice halkının ana geçim kaynağı tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Küçükkuyu’nun gelir kaynağı ise zeytin ve turizmdir. Eğer yöremizde bu çalışmaların önüne geçilemezse Bölge’de tarım, meyvecilik, zeytincilik, turizm ve hayvancılık bitecektir. Bu da yöre halkının fakirleşmesine ve yöreden göç etmesine neden olacaktır.

Ortaya çıkacak su, toprak ve hava kirliliği yüzlerce yıl geri dönüşümsüz zararlara yol açacaktır.

ÇÖMÜ Ziraat Fak. Dekanı Prof. Dr. Kenan Kaynaş’ın 2007 yılında yürüttüğü ve bugün de geçerliliği olan bilimsel araştırmalara göre;

Balıkesir ve Çanakkale illerinin yıllık toplam tarımsal üretim değeri;

  • Hayvansal 2,5 milyar $
  • Bitkisel      4,5 milyar $

TOPLAM    7 milyar $’dır.

Balıkesir ve Çanakkale illeri dahilinde altından yaratılacak değerin ise 10 yılda 5 milyar $ olması bekleniyor, yani 1 yılda yarım milyar $.

Başka bir deyişle, bu topraklarda 10 yılda 70 milyar $ değer yaratabilecekken 5 milyar $ değer biçiyorlar ve bu yaratılan değerin sadece %2’si Türkiye’nin.

Üstelik sonrasında hiçbir değer üretilememek üzere…Dolayısıyla altın madenciliğinin bölge için hiçbir ekonomik yararı yoktur.

Yöre halkı altın madenciliği istemiyor. Halkı bilgilendirme toplantılarında köylüler bölgelerinde altın madencilerini köylerine sokmamıştır.

Yürürlükteki Maden Yasası’nın doğa, insan ve ülke çıkarlarına ve anayasaya aykırı olması nedeniyle bu yasa kapsamında maden-altın aranması, işletilmesine karşıyız.

Mevcut işletme teknikleriyle doğa yıkımına neden olan ve doğayı zehirleyen altın madeni İşletmeciliğinin hiçbir kamu yararı da yoktur. Maden Yasasına göre çıkartılan altının ocak başı değerinin yalnızca % 2’si kamuya aittir. Gerisi çıkartan maden şirketinindir.

Bölge ekonomisini olumsuz yönde etkilemeye başlayan altın madeni arama ve işletme çalışmalarının durdurulması için geç kalınmadan harekete geçilmelidir.

Saygılarımızla,

KAZDAĞI DOĞAL VE KÜLTÜREL VARLIKLARI KORUMA DERNEĞİ

Haberleşme:               www.groups.yahoo.com/group/kazdagikoruma/
Web:                           www.kazdagikoruma.org

Facebook:                   Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği

e-posta:                      kazdagikoruma@gmail.com
Nöbetçi Tel:                0536 6479254

Banka Bilgileri:

T.İş Bankası- Ayvacık Şubesi

IBAN: TR26 0006 4000 0012 3300 2569 73

“Ancak en son ağaç kesildikten, en son nehir zehirlendikten ve en son balık

tutulduktan sonra anlayacaksınız ki, insan parayı yiyemez!..” (Kızılderili Cree Kabilesi Reisi)

Reklamlar
Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s