binbirdelikotu

Binbir Delik Otu: Sarı Kantaron

Yapraklarında nokta şeklindeki sayısız şeffaf yağ bezlerinden dolayı “binbirdelik otu” adını yakıştırmış halk ona. Ne güzel bir isim…Sarı, küçük çiçekleri ile öylesine narin. Narin olduğu ölçüde seçici. Öyle her yerde kolay kolay yetişmiyor. Ama bizim zeytinlik sevdiği yerlerden:) Mor çiçekli kekiklerle birlikte kardeş kardeş yetişiyor. Birkaç yıldır tarlayı sürmediğimizden dolayı çok mutlular. Tohumlarını rahat rahat etrafa saçıp, istediğinde topraktan başını çıkarıyorlar. Yağmurlar da bol bol yağınca keyiflerine diyecek yok.

Birkaç haftadır kantaronların toplanma zamanıydı. Biz de sepetlerimizi koyduk arabaya ve doğru zeytinliğe…Mecit fotoğraf çekerken ben hemen başladım toplamaya. Bol yağmurlu bir bahar geçirdiğimizden otlar belimize kadar çıkmış.

Her türlü börtü böceğe ve sürüngenlere karşı çizmelerimiz ayaklarımızda. Görmeden üzerine bastığımız kekiklerin kokusu yayıldı her yere. Ben makasla toplamayı tercih ettim kantaronları, Mecit ise eliyle kopararak. Yeniden üremelerini sağlamak için yeteri kadar kantaron bıraktıktan sonra iki koca sepeti doldurduk.

Eve gelir gelmez kantaronlar daha tazecikken hemen beş litrelik halis zeytin yağımıza bastık kıydığımız yarım kilo kadar kantaronu. Cam kavanozun ağzını kapatarak güneş alan bir penceremizin içine koyduk. Ertesi gün sabahın serinliğinde yürüyüşe çıkıp biraz çam filizi ve ladenotu çiçekleri de toplayıp ekledik kavanoza. Birkaç hafta içinde yağın renginin kırmızıya dönüştüğünü göreceğiz. Bu dönüşümü görmek öylesine zevkli ki… Okuduğum ders kitaplarıma göre bilimsel adı “hypericum perforatum” olan sarı kantaronun içindeki hiperisin maddesi nedeniyle oluşuyormuş bu kırmızı renk.

Beş demet taze kantaronu hemen Ceyhan Hocama kargoyla yolladıktan sıra geldi kantaronları demet yapmaya…İki koca sepeti koydum önüme. Tek tek boylarını ayarlayıp birer birer demet yaptım. Fazla saplarını kesip sicimlerle bağladım demetleri. Evimizin serin, fazla ışık almayan bir köşesinde tavana baş aşağı asma işi de Mecit’in. Kuruyacak bitkilerin bir kısmıyla tentür yapacağız, kalanını da çayı için saklayacağız.

Ders kitaplarımda yer alan kantaronla ilgili bazı bilgileri paylaşayım:
“Dünyada ticareti yapılan tıbbi ve aromatik bitkiler içerisinde önemli bir yere sahip. Avrupa’da ve özellikle Almanya’da ginkgo biloba ve atkestanesinden sonra üçüncü sırada yer alıyor. Satış değeri açısından ruhsatlı bitkisel ilaçların kaynakları arasında dördüncü sırada yer alıyor. Ülkemizde elli civarında türü var. Bitkinin aşırı kullanımı ve kullanım sonrası güneş ışığına maruz kalınması durumunda ciltte lekeler oluşabiliyor. Yaprakları ve çiçekli dal uçları özellikle son yıllarda antidepresan etkilerinden dolayı çeşitli formlarda yoğun bir şekilde kullanılıyor. Almanya’da ruhsatlı ilaç ve tıbbi çay olarak hafif ve orta derecedeki depresyonun tedavisinde kullanılıyor. ABD’de tentür ve sulu ekstre halinde gıda desteği olarak, yağı haricen, kuru ekstresi ise kapsül ve tablet halinde kullanılıyor. Antidepresan etkisi klinik deneylerle kanıtlanmış. İçindeki maddeler; kateşik tanen, proantosiyanidinler, flavonoitler (hiperozit, rutin, kesretin), biflavonoitler (biapigeninler), floroglusinol türevleri (hiperforin, uçucu yağ, naftodiantronlar( hiperisin, ve psödohiperisin), ksantonlar, steroller, vitaminler (A ve C). Ülkemizin de 1994 yılında kabul ettiği Avrupa Farmakopesinde bitkisel drog monografları arasında “hyperici extractum” adıyla sarı kantaron ekstresi olarak yer alır.
Dahilen depresyon, anksiyete gibi geçici nörolojik hastalıklarda, ayrıca orta şiddetli depresyon, huzursuzluk, anksiyete ve uyku bozukluklarında kullanılır. Ancak etkisini üç haftada gösterir. Yağlı preperatları birinci derece yanıklar, ezikler, kas ağrılarında kullanılan iyi bir antiseptik ve ağrı kesicidir. Kantaron yağı ile masaj romatizma, siyatik ağrıları ve boyun kaslarının gerginliğinde çokça tercih edilir. Ayrıca kantaron yağının zona hastalığını da tedavi ettiği bilinir.
Yan etkileri: Kantaronun anan bileşenlerinden bir tanesi olan hiperisinin önemli bir antidepresan gibi beyinde monoamin oksidaz (MAO) inhibitörlerine benzer etki gösterdiği bildirilmiştir. Tiramin isimli amino asiti yüksek oranda taşıyan gıdalarla birlikte MAO inhibitörlerinin karışması pek çok tehlikeli gıda-ilaç etkileşimine neden olmaktadır. Bu etkileşimden doğan semptomlar hızlı kan basıncı yükselmesi, baş ağrısı, felç ve en kötüsü ölümdür. Uzun süre dahili kullanımda özellikle sarışınlarda ışığa duyarlılık görülür. Ayrıca aşırı kullanım göz ve ağız mukoz membranlarında iltihaplanmaya da neden olabilir.
Kontrendikasyonları: reçeteli antidepresanlarla birlikte kullanılmaz. Hamilelikte uterusu aşırı uyararak çocuk düşürmeye neden olabileceği için önerilmez. “
Halk arasında kullanımı: Yağı-haricen; yara ve yanık tedavisinde. Çayı-Tentürü-dahilen; mide ve romatizma ağrılarının giderilmesinde ve iştahsızlığa karşı.

Fitoterapide kullanıldığı hastalıklar: Anksiyete, depresyon, analjezik etki, artrit, gut hastalığı, karaciğer ve safra yolları, broşiyal astım, yara, yanık.”
Kaynaklar:
1.“Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Kullanım Alanları ve Etiği”. Anadolu Üniversitesi Yayını. No: 2098
2.“Tıbbi ve Aromatik Bitkisel Ürünlerin Üretimi ve Kalite Kontrolu”. Anadolu Üniversitesi Yayını No: 2109
3.“Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Temini ve Pazarlanması”. Anadolu Üniversitesi yayını No: 2099.

Reklamlar
Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s