nazife…

NAZİFE…

Bir süredir bizim Duman’ın misafiri vardı bahçede. Sevimli , cana yakın…Duman hem kulübesini, hem yemeğini paylaşıyordu onunla…Daha önceki misafiri Suzan’a yaptığı gibi…Biz yürüyüşe çıktığımızda o da peşimizde…Duman sürekli bağlı, o ise özgür.  Ben Duman’ı tasmayla yürütüyorum, o  serbest, etrafımızda  koşup duruyor, biraz uzaklaşıyor, sonra arkasına dönüp bizi bekliyor…Biz eve döndüğümüzde o da bizimle dönüyor…Birkaç kez çıkardık bahçeden ama o hiç oralı olmuyor, iki dakika sonra geri geliyor. Bir tabak da ona koyduk mecburen…Aynı Suzan’a yaptığımız gibi…Alışmayalım diye isim de koymadık bu kez. On günü geçti bizim bahçede yaşamaya başlayalı. Mecit bidondan bir kulübe bile ayarladı ona yağmurdan ıslanmasın diye. Onun tercihi ise Duman’ın kulübesi.  Bazen Duman dışarıda, o içerde bazen de ikisi birden kulübeye sığışıyorlar. Sorduk, köyden bir gencin köpeği imiş. Bizim genç kasabaya çalışmaya gidince köpek kalmış…Köpeğin bizim bahçeden gitmeyeceği belli olunca genci arayıp köpeğine sahip çıkmasını istedik. Köpeğin kasabada durmadığını, köye kaçtığını söyledi. İlgilenemeyecekti belli ki. Daha önce köyde öldürülen, zehirlenen sahipli-sahipsiz köpeklerin başına gelenler onun da başına gelmesin diye kasabadaki “hayvan hakları savunucusu” bir arkadaşımı arayıp yardım istedim. Daha önce bir köpek kurtarma eylemi gerçekleştirmiştik birlikte; bir köylünün öldürmek için ateş ettiği ancak yaraladığı bir köpeği köyden kaçırmıştık.  O da çaresizdi…Elinde sahiplendirilmeyi bekleyen bir sürü köpek vardı…

                                                   Duman ..

Dün yürüyüş için  köyün içinden  geçerken yine tavukları kovaladı bizimkisi…Tavuklar çil yavrusu gibi dağıldılar…Sevimli sevimli, muzip muzip geri geldi bizimkisi yanımıza. Oynuyordu sanki…Tam biz oradan kaçacakken tavuklarının sesini duyan sahibi fırladı dışarı. Tetikte bekliyormuş meğer. Köpeği görünce “Mustafa, Mustafa, tüfeği al da gel, öldür şunu, tavuklarımızı kovalıyor.” diye bağırmaya başladı. Ben hemen müdahale ettim ve köpeğin öldürülemeyeceğini, onun da yaşama hakkı  olduğunu söyledim…Kadın, “Ama 3 tane tavuğum kayıp, bir tavuk 25 lira, yazık değil mi?” dedi. Ben de “Öldürmeyin, bir çözüm buluruz.” deyip köpeği kaçırdım oradan. En yakın köpek barınma evi 90 km. ötedeydi, alıp almayacakları da belli değil.  Vaktimiz de yok. Akşam tasma taktık boynuna ve arabaya kadar götürdük. Kendini attı yere…Nasıl da yalvarıyordu beni götürmeyin diye…Gözlerimin içine içine bakıp ellerimi yalıyordu sürekli…Çok üzülerek, içimiz acıya acıya zorla bindirdik arabaya. Yaklaşık 10 km. ötede  hayvancılığın falan yapıldığı kasabaya çok yakın  başka bir köyün yakınına  bıraktık gecenin karanlığında. “Hoşça kal Nazife, inşallah bir ev bulursun kendine. Umarım buralarda öldürmezler seni. Bir köpek seven çıkar belki karşına.” dedim, boğazım düğümlenerek, son kez başını okşarken. Son anda bir isim çıkmıştı ağzımdan…Nazife…On kilometrelik yol gelişte çok sıkıntılı geçmişti, dönüş daha da beter oldu. Ağlamamak elde değil. Mecit de çok üzüldü. “Keşke getirmeseydim seni” dedi . Suzan’ı da böyle kaçırmıştı köyden öldürecekler diye… Onun yaşadığını görenler vardı.

                                                       Nazife…

Yazlıkçılar dönerlerken köpeklerini bırakıyorlar etrafa. Dişi köpeklerler de  doğuruyor diye bazen yavrularıyla birlikte atılıyorlar. Bir de önce heveslenilip  alınıp sonra da bakmak zor gelince terk edilenler var. Yazık bu hayvanlara…

Herkes birer kap yemek verse sokak köpekleri aç kalıp tavuklara saldırır mı? Nazife de aç kaldığı dönemde alışmıştı demek ki tavuk kovalamaya. Yediğini henüz gören yok, belki de tilkilerdi tavukları yiyenler… Ormanlarda yiyecek kalmayınca köye iniyorlar.

Kediniz, köpeğiniz varsa, hayvan severler hariç,  üçüncü kişilerle ilişkilerde işiniz çok zoroluyor. Korkanlar, sevmeyenler, huylananlar, temizlik hastaları …. Korkanlar yüzünden bağlamak zorunda kalıyorsunuz, köpeğin  ruh sağlığı bozuluyor, saldırganlaşıyor. Zehirleme, öldürmeler yüzünden serbest bırakmaya korkuyorsunuz. Seyahatlerde sıkıntı oluyor. Bir sürü tesis kabul etmiyor. Hayvan dostu tesis yok denecek kadar az. Akraba, arkadaş evlerinde bile kabul  edilmediğiniz oluyor…Canınız sıkılıyor. En yakınınız bile “Ama köpeğinizi getirmeyin.” diyebiliyor. Oysa köpekler öyle duygulu, öyle hisli ki, öyle sevgi dolular ki…Keşke böyle insanlar biraz köpekle yaşayıp onun güzelliğini anlasa.

Keşke sırf bu nedenle zengin olsam, kocaman çiftliğim olsa, tüm sokak hayvanlarına baksam. İsteyenler köpeğini misafir olarak bırakabilse….

Yerel yönetimler yasalarla verilmiş görevlerini yerine getirse, aşılarını ve kısırlaştırmalarını yapsa, vatandaşlar da biraz daha duyarlı ve vicdanlı olup sokak köpeklerini beslese sorun çözülür aslında. Geçtiğimiz ay bir toplu katliama tanık olduk. En az 10 köpek zehirlenerek öldürülmüş, toplanıp, bir araca yüklenmiş ve topluca, üst üste karayolunun kenarına dökülmüştü. Korkunç bir görüntü…Hatırladıkça tüylerim diken diken oluyor hala. Fotoğrafını çekip jandarmaya ve basına haber verdik. Sonuç yok…Kim yaptı, kim bıraktı belli değil…

Bugün sabahtan bir işi için Ezine’ye gittik. Öğleden sonra eve döndüğümüzde bahçede ne  görelim;  Nazife çoktan geri gelmişti bile…24 saat  geçmeden…On kilometrelik yolu dağ bayır demeden yürüyerek aşmıştı…Yorgun düşmüş, yatıyordu. Gözlerinde hüzün, kalktı hemen ellerimi yaladı yine; “Ben geldim, ne olur bırakmayın beni.” diyordu. Acıkmıştı, bir çırpıda bitirdi yemeğini.

İçten içe sevindim. Yüreğim ferahladı sanki.

Nazife gitmemekte kararlı…Ne yapacağız peki?  Ya öldürürlerse?

Süheyla Doğan

Nusratlı Köyü

20.12.2010

Reklamlar
Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

8 Responses to nazife…

  1. orhan dedi ki:

    Çok güzel bir dil…kutlarım.

  2. Zeynep(kivircik kuzu,suheyla'nin kizi) dedi ki:

    Yaaa,iste boyle. Aferin Nazife’ye, cogumuzun gostermeyecegi kararliligi gosterip donmus sectigi yuvaya. Kisa sureli cozumlerin hepsi kotu, kotunun iyisi de herhalde yasam hakkini korumak icin ozgurlugunu kisitlamak olacak, yuruyuslere de mecburen 4 canli olarak cikacaksiniz, kim tutabilir hem Duman hem Nazife’yi…:) Viyana’da devlet dairelerinde memurlara kopeklerini ise getirebilme izni gundemdeymis, kabul edildi mi bilmiyorum ama gun gelecek biz de bizim disimizdaki hayvanlarla iliskilerimizi bu seviyeye tasiyacagiz…bir Ronesans, bir Reform mu gerek ne, belli ki yetmemis yapilan bunca fedakarlik, verilen onca kayip.
    Yazmaya devam, anlatmaya devam, en onemlidi umudumuzu buluttan nem kaparak ta olsa sulamaya devam!!!! 😀

  3. ismail yenigün dedi ki:

    ah ablacım ahh…
    her yan keder,her yan üzüntü ::-(

  4. perisa dedi ki:

    Nazife kimin sevdiğini bildiği için seni seçmiş hem dumanada arkadaş…. çok dokunaklı ve çok içten, tüm gerçeği anlatmışşın, kalemine sağlık… diliyorum tüm sokak hayvanları aç kalmadan, eziyet çekmeden, dövülmeden yaşayacakları gün gelecek, hala ümitliyim ve elimden ne gelirse yapmaya çalışıyorum.
    teşekkürler, sevgiler…

  5. Aylin Akdeniz dedi ki:

    Ne kadar güzel bir insansınız… Paylaşım için teşekkürler… Ne iyi geldi kendim yaşasam ne eksik ne fazla aynı duyarlılığı göstereceğim insanların varlığını bilmek…

    • suheyladogan dedi ki:

      Aylin Hanım, güzel, ince sözleriniz için çok teşekkürler…

      Bugünlerde bir de Luna’mız var, kızımızın misafir köpeği. Çok şeker bir Golden Retriever. O misafir diye biraz torpilli, henüz yavru, evin içinde yaşıyor. Nazife önce çok kıskandı Luna’yı. Hemen hırlayıp altına alıp hırpaladı. Bir kaç kez tekrar etti kavga/korkutma çabasını. Belki de gelecek kaygısıyla kendisine ikinci bir ortak istemedi. Sonra alıştı, artık oynuyorlar. Bu arada bir de korsan çıktı piyasaya…Bir gözünün etrafı siyah, diğeri beyaz. O da çok sevimli. Bazen o da geliyor bahçeye…Dört tane oluyorlar. Tam şenlik.

  6. Yazıda bahsi geçen Ömer dedi ki:

    Sevgili Kardeşim,
    Duman hafta sonu beni görünce baya havladı elimi uzattığımda ısrmak istedi.
    Nazife’nin yokluğu onu hırçın mı yaptı?
    Bir değişik davrandı.
    Sevgiler,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s